KADIN – TANRI’NIN ÖZÜNDE KİLİSE’NİN SÖZÜNDE

Bir deyim var, bilirsiniz: “Özü Sözü Bir”. Bir kişinin dürüstlüğüne, tutarlılığına saygı ifadesidir. Bir iltifattır. Deyim bu tarz insan az bulunduğu için ortaya çıkmıştır herhalde! Nitekim İncil’de de halkın İsa’ya diğer din adamlarından farklı bakıp peşinden gitmelerinin bir ana nedeni de ‘özü sözü bir’ olmasıydı. Ne yazık ki dindarların sözü her zaman inançlarının özüne uymuyor.

Dikkat ederseniz başlıkta Tanrı’nın Özünde ama Kilise’nin Sözünde yazdım. Neden? Öncelikle ilke olarak Kilise (büyük harf – İsa’nın bedeni olan, dini kuruluş değil) Tanrı’nın özüne uymayan bir çizgide olamaz. AMA tabii yeryüzündeki kiliseler (yapısal) kendi yorumları ve gelenekleri ile yoğrulmuş, çok kez de bunlara saplanmış insanlar ve yapılardan oluşuyor. Her yorum doğru değildir, her gelenek de kötü değildir. 

Ancak “değerler” konusuna gelince, amaç “Tanrı’nın iyi, beğenilir ve yetkin” isteğini yakalamaktır (Romalılar 12:2). Yani herhangi bir konuya Tanrı’nın özüne uyan bir anlayışla bakıp uygulamaktır. Her toplumun (kiliseler dahil) ve bireyin düşünce ve uygulamalarını Tanrı’nın süzgecinden geçirmesi gerekir. Bir başka deyişle, o konunun Tanrı’nın Egemenliğindeki konumu ve uygulaması ‘nedir, neye benzer, nasıl olmalı’ diye. 

Hepimiz, eminim, kadının Tanrı’nın gözündeki değerinin Tanrı’nın erkeğe verdiği değer ile aynı olduğu konusunda hem fikirdir. Her İsevi “kadın erkek eşittir” ilkesini vurgular (tek tük ‘ilginç’ kişiler hariç). Peki o zaman bir çok kilisede (küçük ‘k’) kadının rolü neden ikinci sınıfa koyulur (bunun dereceleri değişebilir – gözetmen olamazdan, öğretemezden dua bile edemeze kadar)?

Kadın kilisede öğretemez/vaaz veremez, gözetmenlik/önderlik yapamaz tezleri nereden çıkıyor? Dayandırıldığı bütün İncil’deki toplam 2-3 ayet (1.Kor. 14:34-35 ve 1.Tim. 2:11-15) gerçekten bunu mu söylüyor? Yoksa bu ayetlerin arkasında başka anlamlar ve konular mı var? 

İleride umarım bu konuda daha detaylı yazarım; ama zaten konuyu çok iyi araştırmış ve yazılar yazmış bir çok kişi var (ne yazık ki hepsi İngilizce veya başka bir dilde). 

Şu andaki amacım size ekteki yazıyı tavsiye etmektir. Yazı Türkçe ve çeviri değil. Kanımca çok iyi araştırılıp yazılan bir yazı. Söylemek istediklerimin çoğu orada mevcut. Her detayı kapsadığını iddia etmiyor ama bir çok temel ve kritik noktayı kapsıyor ve konuya bakmak isteyenler için çok iyi bir başlangıç. Hatta kanımca herkes bakmalı zira tüm ilişkilerimizi etkiliyen çok temel bir konu. Lütfen okuyunuz.

Türkiye’deki kiliselerimizde (belki de bütün dünyada) sorunlarımızdan biri, bize sunulan bazı öğretişleri ve gelenekleri yeterince sorgulamadan, anlamadan almamızdır, kopyalamamızdır. Yeni İnanlılar ve topluluklar olmaktan gelen deneyimsizlikler ile bu doğal sayılsa da, ne sağlıklıdır ne de doğru. Tercihler ve seçimlerimizi lütfen düşünmeden ve sorgulayıp tam anlamadan yapmayalım, yargılarda bulunmayalım. Sonuçta bizlerde de Kutsal Ruh var!

‘Özü ve Sözü Bir’ olan bir halk olacaksak “özü” doğru kavramaya ihtiyacımız var, hepimizin, erkek ve kadın.

https://www.diriliskilisesi.org/sizin-aranizda-boyle-olmayacak/