Terimler

İsa, “Kulağı olan işitsin” (Matta 11:15) diyorsa, benim çabamın en azından “okuyan anlasın” olması gerekiyor. Bu nedenle kullandığım bazı sözcüklere ve kullanma nedenlerime açıklık getirmekte fayda var.

Çoban: İncil’de insanlar için koyun benzetmesi çerçevesinde onları, sürüyü koruyan, iyi beslenecekleri doğru yerlere götüren, onları sevgi ile gözeten ve onlar için hesap veren kişi. Gözetmen, önden giden (önder).

İncil’de kilise önderi için ‘çoban’ sözcüğü kullanılsa da ülkemizde bu sözcük sırf kırsal anlamdaki iş olarak kullanıldığı için kiliselerimizde pek kullanılmamaktadır. Öbür taraftan İncil’de bu yapılan hizmeti çok iyi tanımlayan ‘gözetmen’ sözcüğü de vardır ama nedense bunu kullanmaktansa maalesef ‘pastör’ sözcüğü türetilmiştir. Bazı batı dillerinden türetilen ‘pastör’ ne Türkçedir ne de sözcüğün içeriğinde yapılan işi tanımlayan bir unsur vardır. Dahası ne üzücüdür ki ‘pastör’ bir statü, halkın anlamadığı bir din adamı sınıfı yaratmaktadır. Evet anladınız, pastör terimi ve yarattığı alçakgönüllülükten uzak, topluluk üstü özel statüden ne hoşlanıyor ne benimsiyorum.

İnanlı: TDK’ya göre, “inanı olan, bir şeye bütün varlığıyla inanmış bulunan, imanlı, mümin, mutekit”. Kiliselerimizde genelde İsa’ya iman edenler için “imanlı” sözcüğü yaygın, ancak bunun İsevi olmayanlara aşağılayıcı geldiğini gördüm, “ne yani benim imanım yok mu” tarzında. Belki kılı kırk yarmak diyeceksiniz ama bu nedenle İnanlı, Mesih İnanlısı, İsevi terimlerini tercih ediyorum.

İsevi: Hristiyan (TDK sözlükleri). İsevi, İsevilik Türkçe’de var olan ve İsa’yı izleyenleri tanımlayan bir terimdir. “İsa – evi” ne ait olanlar olarak alabilirsiniz (Musevi – ‘Musa evi’ benzeri). İsevi tanımlamasını sevip tercih ediyorum. Hristiyan sözcüğünün taşıdığı tarihi yükleri, önyargıları taşımıyor. Sonuçta Hristiyan sözcüğü Türkçe’de kullandığımız Mesih sözcüğünü değil Grekçe Hristos’dan geliyor. Zaten Antakya’da inanlara takılan adın esası da ‘Mesihçi’dir. Bir diğer ilginç nokta “İsevi” sözcüğü içinde İsa olduğu için Hristiyan sözcüğü gibi tepki almıyor; hem de çoğu kişi anlamıyor ve işte o zaman da anlatma fırsatı doğuyor 😉

Kilise: İnanlılar topluluğu. Binayı kastettiğimde ‘kilise binası’ veya ‘ibadethane’ olacaktır.

Tanrı/Allah: Malum ‘Tanrı’ Türkçe kökenli ve Yaradan için genel bir anlam taşımakta; ‘Allah’ ise Arapça kökenli ve en azından Türkiye’de kullanımı İslamiyet ile bağlantılı. Aslında İslamiyet’ten önce var olan Arap İseviler Allah sözcüğünü kullanmış ve de halen kullanmaktadırlar.

Özellikle bazı yabancılarda ‘Tanrı ile Allah aynı mı’ tartışması vardır ama mesele terimde değil ardındaki kavramdadır. Hiçbir dil veya inançta “doğru” bir terim yoktur, kullanılan her sözcük insanların tanımlama çabasından doğmuştur. Nitekim Rab kendi için “Ben Benim” diyor (Çıkış 3:14).

Karşımdaki insana göre Tanrı, Allah veya Yaradan sözcüğünü kullanmışımdır her zaman. Ancak bu yazılarımda kiliselerde zaten kullandığımız ve birinci tercihim olan Tanrı sözcüğünü kullanacağım.